Enteresan anılar

YUNAN ADASI MACERASI -1

Kos uçağı kalkışa hazır Copyright©2026 All rights reserved

ENTERESAN BİR KOS MACERASI
Sabahın erken saatlerinde Yunanistan Kos adasına gidecek TUI uçağına bindiğimde etrafıma göz gezdirdim. Yaklaşık iki yüz yolcu kapasiteli B737 MAX uçağındaki yolcuların büyük çoğunluğunu İskandinavyalı aileler oluşturuyordu.

THY veya Pegasus Hava Yollarının Avrupa şehirlerinden Türkiye’ye düzenlediği uçuşlarda görmeye alıştığımız, yolcuların çoğunluğunu oluşturan ve İstanbul aktarmasıyla Bağdat, Erbil, Beyrut ya da Tebriz gibi Orta Doğu şehirlerine devam eden transit yolcular bu uçuşta yoktu. Bu tamamen turistik amaçlı düzenlenen bir charter uçuşuydu.

MELTEM YELİ ESİNTİSİ
Kalkıştan yaklaşık üç saat sonra uçağımız Ege Denizinde Çeşme’nin hemen karşısındaki Sakız adası üzerinde alçalmaya başladı. Samos yani Sisam Adası’nın üzerinden geçerken sol tarafımızda sırasıyla Kuşadası ve Bodrum kıyıları görünüyordu. Öğle saatlerinde Dodekanes adaları adıyla anılan Oniki Adadan biri olan Kos Adası’na indik. Hava sıcaktı, ancak Ege’nin meşhur Meltem yeli ferahlatıcı bir serinlik getiriyordu.

Kos havalimanı Copyright©2026 All rights reserved

KOS HAVALİMANI
Küçük adanın havaalanında Ryanair, EasyJet, Eurowings ve TUI’ye ait, Avrupalı turistleri taşıyan uçaklar peş peşe dizilmişti. Schengen Bölgesi’nde pasaport kontrolü olmadığı için terminalden yalnızca on dakika içinde çıkabildim.

Kos havalimanında otobüs durağı Copyright©2026 All rights reserved

Havaalanındaki otobüslerin önünde sigara içen şoförlere şehir merkezine giden otobüsün nereden kalktığını sordum. Onların tarif ettiği gibi yaklaşık yüz metre ilerideki Polis Karakolunun yanındaki durağa yürüdüm. Tarifeye göre ilk otobüs saat 14.25’te kalkacaktı.

Kos havalimanı otobüs saatleri Copyright©2026 All rights reserved

Otobüsü beklerken bir polis aracı durağa yanaştı. Araçtan, görünüşüyle komiseri andıran orta yaşlı, rütbeli bir polis memuru ile üç genç polis indi ve bana doğru geldiler. Genç kadın polis kibarca: “Passport control” dedi.

POLİS KARAKOLUNDA SORGU
Otobüs durağında pasaport kontrolü yapılmasına şaşırıp kaldım. Pasaportumu genç kadın polise uzattım. Yaşlı polis ise yolun karşı tarafındaki polis karakolunu eliyle işaret etti.

Oraya doğru yürürken aklıma bunun ilk kez başıma gelmediği geldi. Birkaç yıl önce de Samos yani Sisam Adası’nda yolda polis kontrolüne rastgelmiştim. Kendi kendime, “Acaba bende polisleri kendine çeken görünmez bir mıknatıs mı var?” diye düşünmeden edemedim.

Samos adası hatırası Copyright©2024 All rights reserved

Yine de bu polis kontrolünün de Samos’daki gibi mutlu sonla biteceğini umuyordum. Seyahatimle ilgili bilgi verir: biraz sohbet eder ve dostça ayrılırız. Kısacası karakoldan herhangi bir suçlama ya da ceza almadan çıkardım!

Neyse ki bu kez de tam olarak öyle oldu.

Polisler Yunanistan’a seyahat amacımı sordular ve pasaportumu dikkatle incelediler. Genç kadın polis bilgileri bilgisayara kaydetti. Ardından kendi aralarında bir süre yunanca konuştular. Sonra o rütbeli polis bana dönerek İngilizce şöyle dedi:

Yeni mezun genç polisler ile Kos hatırası Copyright©2026 All rights reserved

POLİS OKULU ÖĞRETMENİ KOMİSER
Ben polis okulunda öğretmenlik yapan komiserim. Yanımdaki gençler ise yeni mezun polis memurları. Bugün uygulamalı eğitim günümüzdü. Sizi otobüs durağında görünce şüpheli kişi olmadığınız halde eğitimin bir parçası olarak ayrıntılı bir kimlik kontrolü yapmaya karar verdik.

Gülümseyerek sözlerine devam etti: Size verdiğimiz zahmet için özür dilerim. Bunu telafi etmek adına size bir fincan ellinikó kafé, yani sade Yunan kahvesi ikram etmek istiyorum.

MİTSOTAKİS HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUN?
Birkaç dakika önce polis karakoluna hafif bir endişeyle girmiştim. Şimdi ise aynı polislerle kahve masasında oturuyordum. Kahvelerimizi içerken komiser bana sordu: Başbakanımız Mitsotakis hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yunanistan başbakanı Mitsotakis (Foto Yunan Başbakanlık resmi sitesi)

Komiser efendinin sorusuna gülümseyerek cevap verdim: Komşu, politika (yunanca) veya siyaset (arapça) ile ilgilenmiyorum ve o arkadaşı da pek tanımıyorum. İstersen futbol, voleybol; pırpır Cessna, Airbus veya Boeing uçakları ile ilgili konuşabiliriz! Yunan komiser kahkahayla güldü, seni anlıyorum dedi. Onun ne anladığını ben anlamadım, ama sustum.

YUNAN DOSTLUĞUNA ŞAŞIRDIM
Gençlik yıllarımda Helsinki’de Evangelos ve Yorgo adlarında Yunan arkadaşlarımla birbirimize saygılı dostça bir arkadaşlığımız olmuştu. 2026 yılında Yunanlıların bana dostça davranması dikkatimi çekti, biraz şaşırdım! Bunun nedeni, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüz yıllık döneminde Yunan bağımsızlık savaşı sırasında Yunan silahlı güçleri ve milliyetçi çetelerin Mora, Makedonya ve Girit’te yaşayan binlerce Türk sivile karşı ciddi şiddet olaylarına neden olduğunu ve bu dönemde çok sayıda Türk sivilin hayatını kaybettiğini anlatan tarafsız tarihî kaynakları okumuş olmamdı.

KARAMANLI, KAPADOKYALI
Kos’daki genç polislerin yüz hatlarına bakarken aklımdan bir düşünce geçti: Acaba ailelerinde, Osmanlı yönetiminin yaklaşık dört yüz yıl süren hâkimiyeti sona erdikten sonra Yunanistan’da kalıp zamanla Helenleşen insanların torunları var mıydı? Ya da belki de ataları, 1923 nüfus mübadelesi sırasında Anadolu’dan Yunanistan’a göç eden, ana dili Türkçe olan Karamanlılar veya Kapadokyalılardı.

KOMŞU – ARKADAŞ
Polis karakolundan ayrılmadan önce görevli polislere iki önemli Türkçe kelime öğrettim: “Komşu” ve “Arkadaş.”
Vedalaşırken telefon numaramı da verdim ve gülümseyerek şöyle dedim:

BİR FİNCAN KAHVE
Bizde bir söz vardır: “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Bu söz, birlikte içilen bir fincan kahvenin uzun yıllar sürecek dostluklara vesile olabileceğini anlatır. Günün birinde Bodrum’a yolunuz düşerse mutlaka haber verin. Size Yunan Gyros (döner) kebabından daha lezzetli hakiki Türk kebabı ikram ederim üstüne de Türk kahvesi içeriz. Komiser ricamı kırmadı ve terminal girişinde benimle genç polislerin hatıra resmini çekti.

Şoför İlyas efendi, Kos Copyright©2026 All rights reserved


PLATANİ KÖYÜ
Polis karakolundan çıkar çıkmaz otobüs durağına doğru koştum ve son anda Kos şehrine giden otobüse yetiştim. Yaklaşık 26 kilometrelik yolculuk yarım saatten biraz fazla sürdü. Şehir merkezine yaklaşınca, iki binden fazla Yunanistan Türkünün yaşadığı Platani Köyü‘nün yanından geçtik.

TÜRKİYE–YUNANİSTAN NÜFUS MÜBADELESİ
Platani’de yaşayanların ataları, 1923-1930 yılları arasında Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen din esaslı zorunlu nüfus mübadelesi sırasında evlerini terkedip Anadolu’ya göçmeyi kabul etmemişler ve doğup büyüdükleri topraklarda kalmayı tercih etmişlerdi. Bugün onların torunları, yaklaşık 35 bin nüfuslu Kos Adası’nın önemli azınlık topluluklarından birini oluşturuyor ve adanın çok kültürlü tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak kendi kültürel miraslarını yaşatmaya devam ediyorlar.

Kos kentinin hemen dışında bulunan şirin Platani (Çınar) Köyü, asırlık çınar ağaçlarının gölgesindeki geleneksel tavernalarıyla tanınıyor. Sessiz ve huzurlu bir öğleden sonra ya da akşam gezisi için adanın en güzel duraklarından biri.

KOS ADASI TARİHÇESİ
Osmanlının İstanköy adını verdiği Kos adasının renkli bir tarihçesi var. Ada Antik çağda Yunan adasıydı. Tıp ilminin kurucusu sayılan Hipokrat burada doğmuştur. M.Ö. 366’da kurulan Kos kasabası Roma ve ardından Bizans İmparatorluğu!nun yönetimine girdi. Haçlılar devrinde 1315’se Saint John Şövalyeleri adayı ele geçirdi.

Kos şehir merkezi, Copyright©2026 All rights reserved

OSMANLI DÖNEMİ 1523-1912
1523’te Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Egemenliğine geçti. Ada barış yoluyla alındığı için Ortodoks halk yerinde bırakılmış, fethin ardından bir miktar Türk nüfus adaya yerleştirilmiştir. Osmanlı Dönemi’nde birkaç cami, mescit, hamam ve çeşmeler inşa edilmiştir

1933 DEPREMİ, 2.DÜNYA SAVAŞI
Yaklaşık 400 yıl Osmanlı egemenliğinde kaldıktan sonra 1912’de İtalya Kos’un da içinde bulunduğu Oniki adayı işgal etti. İtalyanlar 1933’teki deprem sonrası adanın altyapısını geliştirdi ve eski şehirden arkeolojik bir park oluşturuldu II. Dünya Savaşı sonrasında ada, İngilizlere ve 1947’de Yunanistan’a devredildi.

KOS ADASI’NDA GEZİLECEK YERLER
Kos Adası’nın en önemli tarihi ve turistik noktalarının büyük bölümü şehir merkezinde veya hemen yakınında yer alıyor. Bu nedenle eski şehirden yürüyerek rahatlıkla gezilebiliyor.

Defterdar Camii, Kos Copyright©2026 All rights reserved

DEFTERDAR İBRAHİM PAŞA CAMİİ
Otobüs terminalinin bulunduğu meydandan aşağı doğru yürüdüğümde karşıma kubbeli, kısa minareli ve tipik Osmanlı mimarisini yansıtan zarif bir cami çıktı. Yaklaşık üç yüz yıl önce Defterdar İbrahim Paşa tarafından yaptırılan bu tarihi cami özenle restore edilmişti. Caminin yanındaki hediyelik eşya dükkânının önünde duran adama şöyle dedim:

Caminin restorasyon planı, Kos Copyright©2026 All rights reserved

FİNANSMAN BRÜKSEL’DEN
Güzel olmuş komşu! Tarihi Osmanlı camisini gerçekten çok iyi restore etmişsiniz. Dükkân sahipleri Yorgo ve Eleni gülümseyerek cevap verdiler: Evet. Depremlerde minaresi yıkılan ve hasar gören caminin hem dışı hem de içi baştan sona kapsamlı bir şekilde yenilendi. Restorasyon tam dokuz yıl sürdü ama sonuç buna değdi, öyle değil mi? Projenin finansmanı Avrupa Birliği tarafından, Brüksel’den sağlandı.

Hediyelik eşya dükkan sahipleri Yorgo ve Eleni, Kos Copyright©2026 All rights reserved

Onların bu sözlerini duyunca kendi kendime düşündüm: “Eğer Avrupa Birliği maddi destek vermeseydi, acaba Yunanistan bu restorasyonu kendi bütçesiyle gerçekleştirir miydi?”

AYA (AGİA) PARASKEVİ KİLİSESİ
Eski şehrin kalbinde, Defterdar Camii ile Antik Agora’nın yakınında yükselen Azize Paraskevi Kilisesi, mavi ve beyaz renkleriyle Ege’nin mimari dokusuna kusursuz biçimde uyum sağlıyor. Kilise, Yunan Ortodoks geleneğinin en sevilen kadın azizlerinden biri olan Azize Paraskevi’ye adanmıştır.

Aya Paraskevi, Kos 2026 (Foto Alptheking)

Rivayete göre, Azize Paraskivi M.S. 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde Romalılar tarafından şehit edilmiş, hatırası ise yüzyıllardır Yunan Ortodoks dünyasında yaşamaya devam etmiştir. Kilisenin içinde göz alıcı ikonalar, zarif süslemeler ve loş ışık, huzur hissi veriyor. Dışarıda yaz güneşi kavururken içeride serinlik ve sessizlik hâkim.

Gazi Hasan Paşa Camii (Foto bizevdeyokuz.com)

GAZİ HASAN PAŞA CAMİİ – OSMANLI MİRASI
Yunanistan Türklerinin yaşadığı Platani-Çınar köyünde 1776 yılında tamamlanan cami, mimari bir ustalık örneği ve bölgede Osmanlı döneminin etkisinin yaşayan bir hatırlatıcısıdır. 1933 depreminde ağır hasar alınca o dönemde adayı elinde tutan İtalyanlar tarafından onarılmıştı. 2017 Ege Denizi depreminde daha da hasar gördü ve yeni bir restorasyon planı yapılarak yenilenmektedir. Cami ibadete açıktır.

Şehir merkezindeki Defterdar caminin hemen yakınında, antik Agoranın kalıntıları uzanır. Bu büyüleyici arkeolojik alan, M.Ö. 4. yüzyıla (M.Ö. 300’lü yıllara) dayanmaktadır. Günümüzde kalıntılar halinde olsa da, antik dönemde bu bölge Kos Adası’nın ticari ve sosyal merkezi olarak hizmet vermiştir. Agoranın kalıntıları, özellikle Antik Çağ tarihiyle ilgilenenler için önem taşır.

NERATZİA KALESİ
Limanın hemen yanında yükselen Şövalyeler adası olarak anılan Neratzia Kalesi, Kos’un en dikkat çekici yapılarından biridir.
Saint Jean Şövalyeleri tarafından 1380–1514 yılları arasında inşa edilen kale, şövalyelerin yaklaşık iki yüzyıl boyunca adaya hâkim olduğu dönemin en önemli eserlerinden biridir. Kalın surları, görkemli kuleleri ve kaleye ulaşan taş köprüsü, ziyaretçileri adanın Orta Çağ tarihine götürür.

Tıbbın kurucusu Hipokrat’ın altında ders verdiği Çınar ağacı (Foto bizevdeyokuz.com)

HİPOKRAT AĞACI
Kalenin arkasında yer alan Hipokrat Ağacı ise Kos’un en sembolik noktalarından biridir. Rivayete göre tıp biliminin kurucularından kabul edilen Hipokrat (Hipokrates) tıbbiye öğrencilerine derslerini bu ağacın gölgesinde vermiştir. Günümüzde görülen yaklaşık 500 yıllık çınar, elbette o dönemdeki orijinal ağaç değildir; ancak ilk ağacın soyundan geldiğine inanılmaktadır.

Kos şehir merkezi dışında 3-4 günlük gezilecek görülecek yerler bulunmaktadır. Adada otobüs seferleri olmasına karşın araç kiralayarak bir günde birkaç yer gezilebilir. Gençlere de hafif motosiklet skooter önerebilirim.

  • Tigaki, uzun ve ince kumlu plajıyla tanınır. Bölgede ayrıca geleneksel bir Türk Hamamı da bulunmaktadır.
  • Kefalos ve güney kıyıları, berrak suları ve plajlarıyla meşhurdur. Popüler Paradise Beach de buraya yakındır.
  • Gün batımı manzarasıyla ünlü Zia köyü, 846 m rakımlı adanın en yüksek dağı Dikaios’un yamaçlarında yer alır.
  • Tarih meraklılarına dünyanın ilk hastanesi olarak kabul edilen antik şifa merkezi ve tapınak alanı Asklepieion’dur. Kalıntılar, Kos kasabasından yaklaşık dört kilometre uzaklıkta, servi ağaçlarıyla çevrili bir konumda yer alır.
  • Şehir merkezinde, iyi korunmuş bir Roma villası olan Casa Romana ve zamanında tiyatro ile müzik gösterilerine ev sahipliği yapan Roma Odeonu görülmeye değer yerlerdir.
  • Kos’tan Leros ve Kalymnos gibi komşu adalara veya Türkiye tarafındaki tatil beldesi Bodrum’a yarım saat süren feribot yolculuğuyla günlük geziler yapılabilir.

Bu gezide Kos’un tüm turistik yerlerini görmeye zaman yetmedi. Bir sonraki ziyaretimde birkaç gün kalıp adayı sakin bir şekilde gezmeyi planlıyorum. Copyright©2026 Tüm hakları saklıdır.

Kos gezi yazısı devam edecek – 2. bölüm yakında!

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial