Enteresan anılar

SEYAHATNAME-1 ISTANBUL MÜNİH

İshak bey Camii, Selçuk, Copyright © 2021 All rights reserved – Tüm hakları saklıdır

ANKARA, ISTANBUL VE ŞİLE

Hacettepe Üniversitesinde İngilizce hazırlık sınıfındaki arkadaşım Sezai ile ikimiz de Yıldırım Bayazit Lisesinden geldiğimiz için tanışıyorduk. Babası bankacı olan Sezai klasik Türk Müziği eserleri söylüyor ve ut dersi alıyordu. Sezai arkadaşım ile meydanlarda posta kartı satıp planladığımız Avrupa gezisi için para biriktirdik. Bir Bayram arifesinde Sıhhiye’de Orduevi karşısında THY terminalinin önünde kart satarken birdenbire sivil giyimli zalim zabıtalar hücum ettiler. Ben yere savrulan kartlarımı toplarken zabıta benim ve bitişiğimdeki seyyar satıcının tezgahlarımızı toplayıp zabıta Desotosuna atmış. Çok üzüldüm ve seyyar satıcılık kariyerime o gün son verdim.

ISTANBUL

Ağustos başında Sezai arkadaşımla birer bavul yapıp Istanbul’a, oradan da Şile’ye gittik. Nazmi amcamın yanında iki gün kalıp Kumbaba ve Ağlayan Kaya’da denize girdik. Hava Kuvvetlerinde astsubay olan amcam bize Şile’yi baştan başa gezdirdi. Artistler kahvesinde Zeki Müren, Neriman Köksal, Sadri Alışık gibi artistleri gördük, ama bu sefer yanlarına gidip sohbet etmedik. Geçen yaz amcam ile Artistler kahvesine gittiğimizde meşhur şarkıcı Zeki Müren yanımıza gelip: “ne içersiniz canım?” demişti! Zamanın meşhur Şile bezi kadın elbiselerinden 6 adet aldım. Üçüncü gün sabah otobüsüyle Istanbul’a döndük.  

Sultanahmet Camıi, -Copyright © 2021 All rights reserved – Tüm hakları saklıdır

Bavulları dedemin evine Karagümrüğe bırakıp tramvayla Sultanahmet’e gittik. Sezai ile akşam tren kalkmadan 2 saat evvel Sirkeci garında buluşmak için anlaştık. O Beyoğlu Istiklal caddesindeki o devrin en lüks mağazası olan Vakko’dan beğendiği bir ceketi almaya ve sözlüsü Dizi hanımla vedalaşmak için onun çalıştığı Çarşıkapı’daki bankaya gitmek üzere benden ayrıldı.

SULTANAHMET MEYDANI VE KAPALIÇARŞI

Ben ise yabancıların turkuaz mavisi çinilerinden dolayı Mavi Cami-Blue Mosque adını verdikleri, Sultan 1. Ahmet’in Mimar Sinan’ın öğrencisi Mehmet Ağa’ya 1609-1617 yıllarında yaptırdığı muhteşem Sultanahmet Camiini ve Sultan Ahmet’in türbesini ziyaret ettim. Geçen yıl da Ahmet dedemle cuma günleri Fatih ve Süleymaniye Camiilerine gitmiştik. Fakat Sultanhamet Camii bir başka güzel idi!

Alman Çeşmesi, Istanbul -Copyright © 2021 All rights reserved – Tüm hakları saklıdır

Türbenin karşısındaki Lise Osmanlı tarihi kitabından hatırladığım Kaiser 2.Wilhelm’in 1898’de Almanya’dan trenle getirip Sultanahmet meydanında inşa ettirdiği sekiz mermer direkli ve iç tavanı altın mozaikle kaplı Deutscher Brunnen-Alman Çeşmesine gidip resmini çektim.

Kapalıçarşıdan Avrupa seyahatimizde satmak için kendime ve yol arkadaşıma iki düzine nazar boncuğu, incik boncuk, alpaka yüzükler, kolyeler vs. çeşitli turistik eşya aldım. 

SİRKECİ TREN İSTASYONU, ORIENT EXPRESS

Akşam Karagümrük’te Elif babaanenin yaptığı yemeği yiyip Ahmet dedemle beraber bavulumu alıp taksiyle Sirkeci garına gittik. Sezai ile buluştuk. “Orient Express” olarak adlandırdığımız Münih trenine öğrenci bileti aldık. Ben gözlerinden yaşlar akan dedemin elini öptüm ve ona sarıldım. Sezai de Dizi ve annesi ile vedalaştı ve trene bindik. Boş bir kompartımana iki bavulumuzu ve Elif hanımın yanımıza verdiği yolluk börek ve baklavaların olduğu fileyi yerleştirdik ve tren hareket etti. Hayret, tren ne çabuk Yenikapı, Zeytinburnu, Bakırköy, Yeşilköy istasyonlarını geçip gidiyordu…

Nazar boncuğu -Copyright © 2021 All rights reserved – Tüm hakları saklıdır

BİR SAATTE ÜÇ ÜLKE

Konduktör bilet kontrolünü yaptıktan sonra uyuyakalmışız. Edirne Uzunköprü’de Türk pasaport polisleri kompartımana girince uyandık. Polisler indi, tren kalktı ve 20 dakika gittikten sonra durdu. Yunanistan’ın Pityon istasyonuna gelmiştik. Yunan polisleri pasaport kontrolü yaptı ve biraz sonra tren tekrar hareket etti ve Bulgaristan’ın Svilengrad istasyonuna vardı. Bir saatte üç ülkenin polislerini gördük. Burada trene binen Bulgar pasaport polisleri de gittikten sonra tekrar uykuya daldık.

SOFYA

Sabah uyandığımızda tren Sofya istasyonunda duruyordu. Perondaki satıcılardan Bulgar böreği ve birkaç elma aldık. Tren Belgrad’a kalkarken vagona Türkçe konuşan rengarenk giyimli köylüler bindi. Onlara dedemin bize aldığı lokumdan ikram ettik. Bir saat sonra ilk istasyonda indiler. Sezai ile sanki çingenelere benziyorlardı diye söyleştik ve hemen telaşla cüzdanlarımızı kontrol ettik. Herşey yerli yerindeydi. Akşamüstü Belgrad’a vardık ve istasyondaki büfeden içecek aldık.

Belgrad’dan kompartımana Marko adında Yugoslav bir genç bindi. İyi bir ingilizceyle Münih Üniversitesine gittiğini anlattı. Ben boşnak mı, sırp mı yoksa hırvat mısın? diye sordum. Hırvatmış. Adresini verdi, gittiğiniz yerlerden bana kart atın dedi. Ertesi gün öğlen vakti Münih’e yaklaşıyorduk. Bir istasyonda trene yeşil uniformalı Alman polisleri bindi.

Schloss Nymphenburg Foto Duernsteiner Pixabay

MÜNİH

O devirde vize uygulaması olmadığından pasaport kontrolü yapıp üstümüze başımıza ve bavullarımıza şöyle bir göz attılar ve Münih’te nerede kalacağımızı sordular. Schloss Nymphenburg Sarayında deyince, “tabii, biz de bazen orada kalıyoruz” deyip aralarında gülüştüler ve bize Guten Reise-İyi yolculuklar dediler! 

Münih’te Sezai ile ortak arkadaşımız müze şefi Ernst Götz’ün lojmanında iki gece kalacaktık. Bu babam yaşındaki Alman amca ile geçen yıl Ankara’da bizden Hitit Müzesini sorunca tanışmış ve onunla müzeye gitmiştik. Sonra konuğumuza kebapçıda yemek ısmarlamıştık. Bir ay evvelden ona Münih’e geleceğimizi bildirince o da bize postkart atmış, benim evimde kalabilirsiniz demişti… 

München Hauptbahnhof merkez tren İstasyonu Information önünde Schloss  Nymphenburg Sarayına hangi tramvay ile gideceğimizi sormak için sıraya girdik. Sıra uzundu ve birçok kişi danışıp bilet alıyor ve işlemler uzun sürüyordu. Ben gişeye gidip memura ingilizce: “biz yalnız şu saraya hangi tramvay gittiğini soracağız. Söyler misiniz?” diye sordum. 

Schloss Nymphenburg -Copyright © 2021 All rights reserved – Tüm hakları saklıdır

SCHLOSS NYMPHENBERG SARAYI

Teyze bana ters ters baktı ve ”go to line-sıraya gir dedi”… Sırada biraz daha bekledikten sonra Sezai gişeye gidip şansını denedi. Teyze kızmış, “ben arkadaşına cevap verdim” demiş!  Belki bir saat sonra sıramız gelince tekrar aynı soruyu sorduk. “Nummer Sieben-Yedi Numara” dedi! Hayatımızda ilk defa Alman disiplini dersini almıştık galiba…   

Schloss Nymphenburg, müze haline getirilmiş, üçyüz yıl önce Barok tarzına yapılmış ve büyük bir bahçesi olan saraydı. Herrn Ernst bizi ellerimizde bavullarla görünce sanki şaşırmış gibiydi. Bize kalacağımız odayı gösterdi, “akşam gelin Pizzeria’ya gidelim” dedi. Biz Sarayı, müzeyi ve çevresini gezdik. Münih düzenli, yemyeşil ve güzel bir şehirdi, tek eksiği deniz kıyısında olmamasıydı. Şehrin bir çok yerinde işçiler çalışıyor kamyonlar hafriyat taşıyordu. Ernst amca, belediyenin Metro inşaatını 1972 Olimpiyatlarına yetiştirmeye çalıştığını açıkladı! Akşam pizzaları yiyip erkenden yattık.

ENGLISCHER GARTEN

Ertesi sabah sarayın lojmanından erkenden çıktık. Marketten kahvaltılık alıp parkta yedik. Ernst amca İngiliz bahçesini muhakkak görmelisiniz demişti. Bayern yani Bavyeralıların ünlü Englischer Garten’e gidip bütün gün o muhteşem parkı gezdik. Parkta çadır kurmuş olan onlarca uzun saçlı hippiler, birkaç gitar ve keman dikkatimizi çekti. Muhtemelen ara sıra yöresel müziklerini yapıp bahşiş topluyorlardır diye düşündük.

Cumartesi sabahı Herr Ernst, Würzburg şehrine ailesinin yanına giderken bizi de VW autosuna aldı ve üç saatte Würzburg’a geldik. Yoldaki bir benzinlikte mola verip Ernst amcaya kahvaltı ısmarladık. Ona çocuklarına verilmek üzere birkaç nazar boncuğu hediye verdik ve herşey için teşekkür ettik. Münih’ten gelip Frankfurt’a gidecek treni beklerken istasyon çevresindeki Foto mağazasından hakiki alman malı bir kamera/fotoğraf makinası aldım. Trenle bir saatte Frankfurt’a vardık ve yürüyerek Jugendherberge gençlik oteline gittik. Yarın kuzey yönünde Hamburg’a doğru uzun bir yolumuz vardı…  (Bu yazının devamı AVRUPA SEYAHATİ-2 adlı blog yazısındadır.)

Englischer Garten, Ignacio Brosa/Unplash

Copyright © 2021 All rights reserved – Tüm hakları saklıdır

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »
Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial